Fobi genel olarak “belirli bir uyarandan aşırı şekilde korkma ve bu uyaran karşısında kaçınma davranışı gösterme” olarak tanımlanabilir. Fobi yaratan şey bir nesne, durum, olay ya da işlev olabilir. Özgül fobide fobik uyaran çoğunlukla bir nesne ya da durumdur. Özgül fobiler genellikle çocukluk yaşlarında başlarlar ve toplumda çok yaygındırlar. Kaçınmalar nedeniyle kişinin yaşamı ve işlevselliğinde ciddi kısıtlamalara neden olabilir.

Tiplerine Göre Sınıflandırılabilirler:

  • Hayvan tipi: Böcek, yılan, fare, kedi, köpek vb.
  • Doğal çevre tipi: Fırtına, şimşek, gök gürültüsü, yüksek yerler, açık deniz vb.
  • Kan-enjeksiyon-yara tipi: Kan ve yara görmek, tıbbi bir işlem yapılması vb.
  • Durumsal tip: Karanlıkta olma, Karanlık ortamda bulunma, toplu taşım aracında bulunma, uçağa binme, köprüden geçme, asansöre binme, sinema, tiyatro vb. kapalı alanlarda bulunma vb.

Özgül Fobi Tedavisi

Özgül fobilerin tedavisi hem mümkündür, hem de başarı oranları yüksektir. Bu korkuların tedavisinde ilaçların rolü azdır. Hatta bazı durumlarda ilaçlar zararlı bile olabilir. Örneğin uçak korkusunu yenmek için uçuş öncesi sakinleştiriciler almak, o yolculuğu rahat geçirmesini sağlasa da bağımlılık ve ilaç yan etkileri gibi sorunlara yol açabilir. Fobiye ek olarak kişide depresyon da varsa antidepresan ilaç tedavileri yararlı olacaktır.

Bunaltı bozukluklarında yaygın biçimde kullanılan davranışçı tedaviler özgül fobilerde de ilk seçenektir. Alıştırma (exposure) adı verilen yöntem en yaygın kullanılan davranışçı tekniktir. Bireysel veya grup halinde uygulanabilir. Bu teknikte kişinin korktuğu durumun ayrıntılı bir değerlendirmesi yapıldıktan sonra korkulan durumla gitgide artan derecede karşılaşması sağlanır. Başlangıçta sıkıntı ve korku verici olan bu işlem, hasta korkulan ortamda yeteri kadar süre kalabilirse alışmayla (ve korkunun azalmasıyla) sonuçlanır. Tedaviye istekli olan ve tedavi uyumu iyi olan vakalarda birkaç seansta tama yakın düzelme elde etmek mümkündür.

Alıştırma tedavisinin, imkan olduğunca, gerçek nesne veya ortamda yapılmasının uygun olduğu düşünülür. Ancak bu her zaman şart da değildir, mümkün de olmayabilir. Örneğin uçak fobisinde her zaman deneme yapmak kolay olmayabilir. Böyle durumlarda hastanın korkulan durumlarla hayalinde karşılaşması sağlanabilir ve bu da gerçek durumla karşılaşma kadar yarar sağlayabilir. Hatta son yıllarda sanal gerçeklik uygulamaları adı verilen yöntemlerle kişi kafasına takılan bir kaskın içindeki görüntü ve seslerle yüzleşerek korkusundan kurtulabilmektedir.