Diyabet, kan şekerinin yükselmesi sonucu çeşitli organlarda hasara yol açan bir hastalıktır. Bu organlardan biri de deridir. Ama derinin diyabet hastalığındaki asıl önemi tanı koydurmadaki rolüdür. Erken deri belirtileri hastalığı ısrarla aramamıza neden olur. Bu belirtiler sklerodaktili, nekrobiyozis lipoidika, bacak yaraları, yaygın mantar ve bakteri infeksiyonları, glukagonomada annüler migratuar eritemler (nekrolitik migratuar eritem), saç dökülmeleri (telogen effluvium) gibi.

Deri de, diğer organlar göz, böbrek, sinirler, damarlar gibi aylarca kan şekerinin yüksek kalması sonucu etkilenir. Son iki ayın kan şekerlerinin göstergesi olan Hemoglobin A1C (HBA1C) sonuçları ile organ komplikasyonları arasında paralellik saptanır.

Hemoglobin eritrosit denen kırmızı kan hücrelerinin yaşam süresi olan 2 ayda yıkılır ve vücuttan uzaklaştırılır. Yüksek şeker seviyesi hemoglobinde glikozillenmeye neden olur. Ve hemoglobin vucüttan atılana kadar 2 ay süreyle bu glikozillenmiş hemoglobin (HBA1C) kanda kalır. Bu hemoglobin kanla beraber tüm organlara ulaşır ve organ proteinlerini de glikoziller. Deride ise kollagen molekülü glikozillenir. Kollajen gençlerde sürekli enzimlerle yıkılan ve yeniden yapılan bir proteinken yaşlılarda ve diyabetiklerde gikozillenme nedeniyle yıkıma dayanıklı hale gelir ve eski kollajen birikir, yeni kollajen yapılmaz. Bu da yaşlılarda ve diyabetiklerde derinin yaşlanma belirtisidir.