Ayak vücudun tüm yükünü çeken ve yürümemizi sağlayan en önemli organdır ve bir mekanik harikasıdır. Başlıca ortopedinin konusu olmasına rağmen ayağın deri ve tırnak hastalıkları da zengindir. Ayakta çıkan siğil ve nasırlar ağrı problemiyle yürümemizi zorlaştırırken, keratoderma dediğimiz kalınlaşmalar, genetik hastalıklardan tutun da bilinen sedef hastalığı, mantar ve ekzema hastalıklarında da büyük problem oluştururlar ve tedaviye dirençlidirler. Tırnak hastalıkları yine mantar, ekzema veya sedef hastalığına bağlı olarak tırnak kalınlaşmaları ve renk değişikliği olarak karşımıza çıkar. Onikoliz dediğimiz tırnağın yatağından ayrışması periferik dolaşım bozukluğu veya tiroid hastalıklarında görülebilir.

Ayak sağlığı ve bakımı konusundaki bilgilerin çoğunu diyabetik ayak bakımı konusundaki tecrübelerimizden öğrenmekteyiz. Diyabetik ayakta kemikler, damarlar ve sinirler tutulur.

Ayak kemiklerinde osteomiyelit görülebilir ki bu ayağın ampute edilmesini gerektirecek şekilde ağır olabilir. Ayak parmak arasındaki küçük bir yara, aslında bir aysberg gibi kemiğe doğru genişleyen bir osteomiyelit yarası olabilir. Bu yaralardan şüphelinir ve ayak grafisi çektirirsek osteomiyelit başlangıcını yakalayabiliriz ve tedavi edebiliriz.

Ayak sırtında nabızlar alınmıyor olabilir. Bu durumda bir renkli arteryel doppler çektirirsek periferik dolaşım bozukluğu tanısı koyabiliriz. Periferik dolaşım bozukluğu en çok diyabet hastalarında görülmekle birlikte nadiren diğer hastalarda da görülebilir. Periferik dolaşım bozukluğu ayak tırnaklarında kalınlaşma ve deride yaralara neden olabilir.

Diyabetik ayakta bir diğer problem sinirlerin tutulmasıdır. Başlangıçta his kaybı yapar. Bu nedenle hasta gözü kapalıyken pamukla dokunduğumuz yerleri tayin edemeyebilir. Bu durumlarda hastanın özellikle topuk bölgesinde nasırlaşmış bir ülser görülebilir. Tedaviye inatçıdır ve ancak amitriptilin gibi ilaçlarla tedavi edilebilir.