Günümüzde koruyucu hekimlik uygulamalarının artmasıyla birlikte, yenidoğan döneminde işitme testlerinin yapılması da yaygınlaşmaktadır.

İşitme Taramaları

İşitme kaybı, orta veya ağır derecelerde olduğunda çocukta konuşma ve lisan problemlerine, hafif derecelerde bile olsa okul ve davranış sorunlarına yol açmaktadır. Yenidoğan taramalarıyla işitme kaybının saptanması ve her çocuğun muayenesinde işitmesinin değerlendirilmesi olumsuz sonuçların önlenmesi veya azaltılması için önemlidir.

İdeal olarak, doğumsal işitme kayıplarının ilk 3 ayda tanı alması ve ilk 6 ayda tedaviye başlanması gerekmektedir.

Yenidoğanlarda orta veya ağır derecede, iki taraflı işitme kaybı sıklığı 2-3/1000, hafif ve tek taraflı işitme kaybı sıklığı ise 5-6/1000 olarak bildirilmektedir.

Yenidoğan taramalarıyla, orta veya ağır işitme kaybı olan çocukların saptanarak erken tedaviye alınması şansı elde edilir. Bununla birlikte, özellikle risk grubundaki çocuklarda geç başlangıçlı işitme kaybı olabileceği veya çocuklukta geçirilen bazı hastalıklar sonucunda işitme problemi gelişebileceği için bu çocukların takibe alınması gerekmektedir.

İşitme Kaybı İçin Risk Faktörleri

Bazı durumlarda işitme kaybı olasılığı daha fazladır. Dikkatli olunması gereken bu durumlar aşağıda sıralanmaktadır.

İlk 1 ayda: - Ailede doğuştan, sinirsel tipte işitme kaybı olması

  • Gebelikte annenin geçirdiği enfeksiyonlar (TORCH grubu)
  • Kafa, yüz ve kulak anomalileri, yarık dudak-damak
  • İşitme kaybı beklenebilecek sendromlar olması (örn.Down sendromu)
  • Kan değişimi gerektiren sarılık düzeyleri
  • Doğum ağırlığının 1500 gram altında olması
  • Apgar puanının 5. dakikada 0-3, 10. dakikada 0-6 olması
  • Solunum problemleri (örn. mekonyumlu doğum)
  • 10 günden fazla mekanik ventilasyon
  • 5 günden fazla ototoksik ilaç (örn. gentamisin) kullanımı veya diüretiklerle birlikte bu ilaçların kullanımı
  • Menenjit geçirilmesi

1–24 ayda: - Ailenin veya bakıcısının çocukta işitme, konuşma veya gelişmesinde gecikme

olduğunu düşünmesi

  • Tekrarlayan veya en az 3 ay devam eden seröz otit
  • Temporal kemik kırığıyla birlikte olan kafa travması
  • İşitme kaybına yol açabilen çocukluk çağı hastalıkları (menenjit, kabakulak, kızamık)
  • Sinir sistemini tutan hastalıklar

Ancak sadece yüksek riskli grupta işitme taranması yapılmasıyla, önemli derecede işitme kaybı olan çocukların yalnızca % 50 sinin saptanabildiği bildirilmektedir.

Bu nedenle yenidoğan her bebeğe OAE işitme testinin yapılması gerekmektedir.

Oto Akustik Emisyon (OAE) Testi

Yenidoğanlarda işitme taraması için sıklıkla kullanılan yöntemdir. Uygulaması kolay ve çabuktur. Dış kulağa konan prob yardımıyla, iç kulakta oluşturulan ses dalgaları alınır. Sonuç, ‘geçti’ veya ‘kaldı’ şeklinde verilir. Her yaşta yapılabilir.

Orta ve iç kulaktan kaynaklanan, orta ve ağır dereceli işitme kayıpları OAE testiyle saptanabilir.

İşitme kaybının derecesi ve sinirsel tipteki işitme kayıpları saptanamaz.

Yenidoğanlarda ilk günde dış ve orta kulakta olabilecek verniks ve sıvı nedeniyle yanıt alınamayabilir, bu nedenle testin 24-48 saat sonra yapılması önerilmektedir.

Genellikle işitme taramasında izlenen yol, yenidoğanların OAE ile değerlendirilmesi, kaldı sonuç alınanların veya yüksek riskli bebeklerin KBB uzmanlarıyla birlikte ileri tetkiklerinin yapılması şeklinde olmaktadır.