Bir çocuğun anne karnındaki dönemden başlayarak, gelişimini tamamladığı ergenlik döneminin sonuna kadar, belirli aralıklarla izlenmesi gereklidir.

Her muayenede çocuğun sistemik muayenesi yapılır, büyüme ve gelişmesi, aşıları değerlendirilir. İşitme, görme ve diş sorunları araştırılır. Aileyle konuşularak ve çocuk gözlemlenerek davranış problemleri irdelenir.

En önemli amaç sağlığın korunması, desteklenmesi, önlenebilen hastalıkların önlenmesi ve hastalıkların da erken tedavi edilebilmesidir.

Aileyle Görüşme

Çocuğun doğum ve gelişim öyküsü, beslenme alışkanlığı, kullandığı vitaminler, yapılan veya eksik olan aşılar, geçirdiği hastalıklar, uyku ve davranış sorunları, motor becerileri sorgulanır. Ailede genetik veya bulaşıcı hastalıklar olup olmadığı öğrenilir.

Fizik Muayene

Çocuk sağlığı kontrollerinin temel unsurlarından biri muayenedir.

Fizik muayenede kilo, boy ve tansiyon ölçümü dahil vücudun bütün sistemleri değerlendirilir. Muayene, bir çok hastalık hakkında ip ucu vermektedir.

Çocuğun yüz görünümü, rengi (solukluk olup olmadığı), cilt döküntüleri varlığı muayenenin başlangıcında uyarıcı işaretlerdir.

Herhangi bir yakınması olmayan bir çocukta, kalpte üfürüm olması veya bazı nabızların alınamaması bir kalp hastalığını gösterebilir.

3 yaşından sonra her çocuğun tansiyonu kontrol edilmelidir.

Astımlı çocuklarda, akciğerlerdeki bulgular, hastalığın ağırlığı hakkında fikir verebilir.

Özellikle sık üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit veya orta kulak enfeksiyonu olan çocuklarda alerji veya geniz eti problemi olabilir. Geniz eti ve sürekli burun tıkanıklığı, horlamaya ve uyku problemlerine yol açabileceği gibi, çocuğun okul başarısını ve büyümesini de etkileyebilmektedir.

Karında şişkinlik, karın içi organlarından birinde büyümeyi gösterebilir.

Eklemlerde hareket kusuru, ağrı olup olmadığı araştırılır. Özellikle idrar kaçırma sorunu olan çocuklarda omurganın alt ucunda görülebilecek cilt farklılıkları, bir omurilik problemine işaret edebilir. Çocuğun oturması ve öne eğilmesi esnasında sırtta asimetri varlığı, daha çok ergenlik döneminde saptanabilecek skolyoz dediğimiz omurga eğriliklerinin erken tanınmasını sağlar. Tortikollis denen boyun eğriliği de düzeltilmesi gereken bir problem olarak muayene esnasında saptanabilmektedir.

Çocuğun yürüyüşü, kas tonusu ve refleksleri sinir sistemine ait değerlendirmelere yardımcı olan unsurlardır.

Daha önce saptanmayabilecek inmemiş testis, kasık fıtığı gibi problemler için genital muayene unutulmamalıdır.

Diş kontrolleri: Eğer daha önce hiç muayene olmamışsa, her çocuk okul öncesi dönemde diş doktoruna gitmeli, diş çürükleri tedavi edilmeli ve diş bakımı bilincinin yerleştirilmesine çalışılmalıdır.

Göz muayenesi: Her çocuğun en azından 3 yaşında göz muayenesi gerekmektedir.

Daha önce muayene olmamışsa, okul öncesi dönemdeki çocukların görme sorunları açısından göz doktorlarınca muayene edilmesi, okuldaki başarıları, ruh sağlıkları ve kalıcı göz sorunlarının önlenmesi açısından önemlidir.

İşitme muayenesi: İşitme azlığı, çocuğun dil ve konuşma gelişimini olduğu gibi, zihinsel ve sosyal gelişimini de etkilemekte, okulda davranış ve dikkat problemlerine yol açabilmektedir.

Hafif veya tek taraflı işitme kayıpları subjektif yöntemlerle saptanamadığı için, her çocuğa işitme taraması yapılmalıdır.

Laboratuar Testleri

Her Çocuğun Durumuna Bağlı Olmakla Birlikte, Yapılması Gereken En Temel Testler

  • Kansızlık araştırılması için tam kan sayımı,
  • İdrar yolu enfeksiyonu açısından tam idrar tetkiki,
  • Parazit için dışkıda parazit araştırılması,

Yukarıda sayılan testler çocuklarda sık görülen hastalıklara yönelik testlerdir. Öykü ve muayene doğrultusunda bazen ilave testler gerekebilmektedir.

Çocuk Takipleri Ne Sıklıkla Olmalıdır?

Her çocuğun takibinde farklılıklar olabileceği unutulmamalıdır. Çocuk doktoru, yenidoğan bebeği, doğum anında hazır bulunarak karşılamaktadır. Hastanede kalınan süre boyunca muayenesi, tarama testleri yapılarak beslenme eğitimine de başlanmaktadır.

Taburcu olan yenidoğanlar ilk hafta içinde ve sonra 15. günde tekrar kontrol edilmelidirler. İlk bir yaşı dolana kadar bebeğin takibinin aylık olarak yapılması önerilir.

1. yaştan sonra en geç üç ay aralarla takibe devam edilir. Okul öncesi döneme kadar altı ayda bir, daha sonra ise yılda en az bir kere çocuk hekiminin rutin kontrolüne getirilmesi önemlidir.

Okul öncesi dönem, orta çocukluk dönemi olarak da adlandırılan 5 – 6 yaş grubu çocukları kapsamaktadır. Bu dönemde yapılacak sağlık kontrolleri ile çocuğun okul yıllarında karşılaşabileceği sağlık problemlerinin ve öğrenme güçlüklerinin önlenmesi amaçlanır.

Çocuğun okula hazır olması ve başarılı bir okul yaşantısı için, çocuğun kronolojik yaşının yanı sıra, görme ve işitme dahil fiziksel, sosyal ve ruhsal sağlığı uygun olmalıdır.